DERGİ

“DEKLANŞÖRE YÜREĞİNLE DOKUNMALISIN”

Tahsin Ceylan

 

Deniz canlılarını iyi fotoğraflayabilmenin onları iyi tanımaktan geçtiğine inanan Ceylan, su altını görüntülemenin fotoğrafçılıktan daha fazla anlam içerdiğini, yarına belge bırakmak olduğunu söylüyor. Tahsin Ceylan ile sualtı fotoğrafçılığının inceliklerini ve sualtı dünyasını konuştuk.

Sualtı fotoğrafçılığına nasıl ve ne zaman başladınız? Bu alanda kendinizi nasıl geliştirdiniz?

1980’li yıllarda Can kurtarma eğitimleri ile başladım. Bir hayat kurtarmanın verebileceği mutluluğu hiçbir şeyle özdeştiremem. Can kurtarma devamında dalışı getirdi. Sualtında gördüklerimizi su üstüne taşımak ve sessiz dünyanın sesi, gözü olabilme umuduyla 1993 yılında sualtı fotoğrafçılığına, 1997 yılında da sualtında video çekimlerine başladım. O dönemin en popüler amfibik sualtı fotoğraf makinası olan Nikonos V ‘e ile ilk kareleri Mersin Taşucu Tisan yerleşkesinde görüntülemiştim. Diaların banyosundan sonra hissettiklerim inanılmaz bir heyecandı. Ekolojik olarak hızla fakirleştiğimiz bir süreçte, sualtı fotoğrafçılığı ülkemizde daha büyük bir sorumluluk gerektiriyor. Bu nedenle sualtı görüntüleme çalışmalarımın yoğunluğunu Türkiye’nin denizleri olarak seçtim.

Bugüne kadar nerelerde dalışlar gerçekleştirdiniz? O noktaları sualtı fotoğrafçılığı ve video çekimleri açısından değerlendirir misiniz?

Yerel olarak Türkiye kıyı şeridinin tamamı ile Van Gölü de dahil olmak üzere iç su ortamlarının hemen hemen tamamında, dünya geneline bakıldığında ise Atlantik, Kızıldeniz ve Pasifik Okyanusu’nun birçok bölgesinde dalışlar gerçekleştirdim. Fotoğraf ya da video çekim yapabilme kararından önce, gidilecek yerlerdeki mevsimsel koşullar, suyun fizibilitesi, bölgenin canlı tür yapılanması gibi birçok faktörler karar vermenizde etkili. Geniş açı görüntülemelerde genellikle Kızıldeniz’i yakın çekim görüntülemelerde ise Pasifik Okyanusunu tercih ediyorum.

Dünyanın en iyi 10 denizatı fotoğrafından biri size ait. “Princess”i çekerken neler hissetmiştiniz?

Kelimelere sığmazlarımın bir karede anlatımı”’ olarak ifade edebilirim. “Bir kez yaşa, bin kez hatırla ve her hatırladığında sana mutluluk vermeye devam etsin” dedikleri şeydir; Prenses’in Hikayesi. İnsan bir şeyi çok ister ya, işte bende çok istemiştim tüm yaşanmışlığımda var olacak ve hatırlanacak olan denizatını görüntülemeyi. En büyük ödül, onu su üstüne taşımanın ve tanıtabilmenin verdiği bahtiyarlık benim için.

Fotoğraf ve video alanında ulusal ve uluslararası yarışmalardan 100’ün üzerinde ödülünüzün olduğunu biliyoruz. Bu ödüller sizi nasıl besliyor?

Ben fotoğrafı ‘beyindeki varlığın gözümüzle keşfi ‘ olarak yorumluyorum. Dolayısıyla deklanşöre parmaklarımla değil yüreğimle dokunduğuma inanırım. Ancak fotoğrafı salt ödül almak için değil, beynimdeki varlığa atfen çekiyorum. Türkiye’deki yarışmaların çoğuna artık jüri üyesi olarak katılıyor ve bu alanda yeni insanların yetişmesine katkı sağlıyorum. Sualtı Görüntüleme Teknikleri konulu seminer, sunum ve konferanslar veriyorum.

Siz sadece sualtı fotoğraflarını çekmekle kalmıyor kadrajladığınız canlıların türlerini, kökenlerini de araştırıyorsunuz. Biyoloji ve ekoloji alanında çok sayıda makaleniz de var.

Evet, amacım sadece fotoğraf çekmek değil. Sualtında elde ettiğimiz görsel veriler, bugünü yarına taşıyabilmede bir kayıt olma özelliği taşıyor. Fotoğraf çektikçe görüntülediğim canlıların türü, kökeni ve yaşam biçimini merak etmeye başladım. İlk olarak deniz biyolojisi ya da ekolojisi konularında çalışan bilim insanlarımıza ulaştım. Türkiye‘de deniz biyolojisi alanında pratiği-teori ile birleşik çok az sayıda bilim insanımız var. Bilim kampları, araştırma bölgeleri, keşifler dahil birçok alanda birlikteyiz. Kişisel çıkarlardan öte, insanlığın ortak mirasına katkı sağlamaktır sevdamız. Bu nedenle sanatsal boyutunun yanı sıra bilimsel değerliliği yüksek görüntülemeler peşinde koştuğumu ifade edebilirim.

Dünya’da en çok nerede dalmak ve neyi çekmek isterdiniz?

Öngörülen hedeflerim arasında öncelikle nesli tehlike altında olan türler var. Kutuplar küresel iklim değişikliğinden en çok etkilenen yerler. Bilim insanlarımız buralarda yaşayan türler için artık takvimsel yaşam süreçleri öngörüyorlar. Bu çok acı bir son, onları görüntülemeyi arzularım. Diğer yandan deniz ve okyanuslarda yaşayan canlıların daha yarısının bile tanımlanmadığını bilim insanları söylüyor. Hiç bilinmeyen bir canlıyı görüntülemek ve bunu bilim dünyasına sunmak, bunu yapacağıma da inanıyorum.

 

Tahsin Ceylan Kimdir:

Evli ve iki kız çocuk babası olan Tahsin Ceylan, 1959 yılında Diyarbakır’ın Lice ilçesinde dünyaya geldi. Sualtı Sporlarına 1986 yılında Can kurtarma ve İlk yardım Eğitimleri ile başlayan Tahsin Ceylan, 1993 yılında sualtı fotoğrafçılığına, 1997 yılında ise video çekimlerine başladı. Denizatı, Akdeniz Foku ve köpekbalıklarının ülkemiz denizlerindeki ilk çekimlerini gerçekleştiren isim oldu. Antalya-Kaş’ta görüntülediği denizatı ‘princess’ ile 2005’te katıldığı Seahorses of the World (ABD) yarışmasında jüri özel ödülü aldı. ‘Princess’ dünyanın en iyi kaydedilmiş 10 denizatı fotoğrafından biri olarak 2007 yılında Londra’da sergilendi. “Mavi Derinliklerin Gizemi”, “Sualtından Türkiye” vb on altı farklı kişisel fotoğraf sergisiyle insanoğlunun yüzyıllardır merak ettiği sualtının gizemli dünyasına ışık tutan Tahsin Ceylan’ın, Bülent Gözcelioğlu ile birlikte hazırladığı “Denizlerimizin Sakinleri”, Prof. Dr. Şükran Cirik ile hazırladığı “Yaşayan Deniz” isimli kitapları da bulunmakta.

Halen Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu TSSF/CMAS Kurs Direktörlüğü, Ankara İtfaiyesi başta olmak üzere çeşitli kamu kuruluşlarında Sualtı Arama Kurtarma, ilk yardım konularında eğitimler vermektedir. Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu Çevre Kurulu Başkanlığı ve Ekolojik Araştırmalar Derneği’nin (EKAD) Görüntüleme Koordinatörlüğü görevini de yürüten Tahsin Ceylan, Naviga ve Sahil Güvenlik dergilerinin de yayın kurulu üyesi. Ceylan’ın Hürriyet Gazetesi Seyahat Eki’nde gezi, ekoloji ve biyoloji konulu makaleleri de yayınlanmaktadır. 

ONLINE BAŞVURU

Kategori

Fotoğraf Alt Yazısı

Çalıştığı Kurum

Fotoğrafınızı yükleyiniz

*jpeg

ÜYE GİRİŞİ

E-mail

Parola

Şifremi Unuttum

ÜYE OLMAK İÇİN BİLGİLERİ DOLDURUNUZ

Ad

Soyad

Çalıştığı Kurum

Telefon

E-mail

Parola