DERGİ

Destansı Bir Mücadelenin Hikayesi

Sabah Gazetesi Ankara Yayın Yönetmeni ve Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin Başkan Yardımcısı Osman Altınışık, kitaplarına bir yenisini daha ekledi. Altınışık, “Haberin Seyir Defteri” ve “B’Aşka vakit Kalmadı” adlı kitaplarının ardından kaleme aldığı “246 & Bir Kurtuluş Destanı”nda 15 Temmuz darbe girişiminin ardından verilen 246 şehidin hikayelerini aktardı.  

Röportaj: Fatmanur BOYLU

 

Bugüne kadar basılmış 3 kitabınız var ve her biri ayrı ayrı övgüler aldı ve almaya devam ediyor. Başarılı bir gazeteci olarak  yoğun iş temposuyla çalışıyorsunuz. Zamanınızı verimli kullandığınız aşikar. Sırrı ne bu kadar yoğun tempoda bu şekilde üretken olmanın?

Zamanı iyi kullanmak adına iyi bir planlama yaptığım doğrudur. Bizim meslekte zamanı verimli kullanamak kadar planlamakta çok önemli. Bu bağlamda güne erken başlayıp geç bitirenlendenim. Son iki yılda üç kitabım yayımlandı. Tüm iş hayatımın dışında kitaplarım için özel saat dilimleri bu eserelin ortaya çıkmasın vesile oldu.

 

MESLEĞİN YÜKLEDİĞİ SORUMLULUK

 

Son kitabınız “246 & Bir Kurtuluş Destanı“ nı kendi içinizde nasıl anlamlandırıyor ve anlatıyorsunuz? Bu kitabı yazmaya nasıl karar verdiniz?

Kitabı 15 Temmuz gecesi yazmaya karar verdim. Biz gazeteciler yaşanmışlıkları geleceğe taşıyan birer kayıt cihazı gibiyizdir. “Yaşandı-bitti” diyemezsiniz. Mesleğinizin size yüklediği sorumluluklar vardır. Tarihin gidişatını değiştiren olayları sıradan olaymış gibi geçiştiremezsiniz. 15 Temmuz Türkiye’nin tarihi akışını değiştiren en önemli tarihi süreçtir. Bugün değil yarınlarda 15 temmuzu anlamak ve anlamdırmak lazım. Onun içindir ki 15 Temmuz geleceğe taşınmalı… Taşınırken de tüm yaşanmışlıklarıyla kayıt altına alınmalıydı. Bende bunu yapmaya çalıştım. 15 Temmuz direniş ve dirilişin başkentinde gazetecilik yapan bir isim olarak bu kitabı kaleme almak benim yükümlülüklerim arasındaydı. Neden 246’ya gelecek olursak… 246, 246 şehidin sembolüydü. Bir kurtuluş destanı olarak şehitlerimizin sembol olmasını istedim. Her ne kadar kitabın yayınlanmasından sonra şehit sayısı 248’e yükselmiş olsa bile, bizim duamızdı 246…  

 

KAPAK ÜZERİNE ÇOK DÜŞÜNDÜK

 

Kitap kapağı ilk bakışta siyah bir pasaportu andırıyor? Kapak seçimini siz mi yaptınız?

Kitabın kapak konusunda gazeteci dostum Ercan Halıcı’nın fikirleri bu çarpıcı kapağı ortaya çıkardı. Sıradan kapakların üzerinde olmasını istedim. Bir farkındalığı olmalıydı. Uzun süre tartıştık, konuştuk… Gerildiğimiz anlar oldu. 15 Temmuz’u en iyi anlatan kapak olduğu kanısındayım. Tasarım desteğini de işinin en iyisi olan Özlem Nurver verdi. Siz hayal edersiniz birileri gerçekleştirir. Bu kapak fikri Ercan Halıcı ile ortak hayalimizdi… Hakkı teslim etmek gerekir. İçime sinen güzel ve bir o kadar da başarılı bir çalışma oldu. Bu vesile ile teşekkür ediyorum tüm emeği geçenlere…

 

ÖLECEKSEK ADAM GİBİ ÖLELİM

 

Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin 15 Temmuz Özel Sayısı’nda o güne dair duygu ve düşüncelerinizi belirtmiştiniz. Biraz daha derine inersek o gecede yaşadıklarınızı kitapla bütünleştirerek anlatabilir misiniz?

O geceyi bir kaç satırla anlatmak inan çok güç… Yaşanan bir gecenin anlatımı değil hayatınız… Her dakikası ölümle burun buruna geldiğiniz o geceyi burada anlatmak mümkün değil. Mümkün olmadığı için 246, o gecenin kitaplaşmasına neden oldu. 15 Temmuz Gecesi yaşadıklarımı, yaşananları ve duygularımı bu kitapta biraraya getirdim. Özetle o gece benim için bir kurtuluşun, var oluşun gecesiydi. Evet mesleğiniz gazetecilik olabilir ama o mesleği yapabilceğiniz bir vatan toprağı yoksa başarınızın işinizin, eşinizin bir anlamı olmuyor. Öleceksek adam gibi ölelim, bir mezartaşımız olsun istedik. Sevgili eşimle (Meral Altınışık) birlikte kalkışmayı öğrenir öğrenmez gazetenin yolunu tutttuk. Eşim, ‘Alınacaksan da birlikte alınacağız, öleceksen de birlikte öleceğiz’ dedi… Bu cümle duaydı… Gözlerimin dolduğu, duygularımın boşaldığı andı… Ve inanın ne bombanın ne uçağın, ne de kurşunların bir hükmü kalmamıştı.

 

BENİM HAYALLERİM HEP ULAŞILABİLİR OLDU

 

Sizi gazeteciliğe çeken ilk tutkunun fotoğraf olduğunu belirtmişsiniz. Bu tutkunuzdan da bahsedebilir misiniz?

Evet gazetecilik mesleğine fotoğraf tutkusu ile başladım. Hayatın bir tek kareye sığdırıldığı anı geleceğe taşımaktı hayallerim. Ben hayalini kurduğum, işi yapıyorum. Hiçbir zaman gökyüzündeki yıldızları hayal etmedim. Benim hayallerim hep ulaşılabilir oldu. Mesleğe başladığım öğrencilik yıllarımda kurduğum hayallerim şimdi gerçeklerim. Fotoğraf hayatın ta kendisidir. Bende hayatın kendisini yaşıyorum…

 

İŞİNİZE, EŞİNİZE AŞIK OLDUĞUNUZ GİBİ OLUN

 

Mesleğinize gönül vermiş genç adaylara birkaç tavsiye verebilir misiniz?

Bizim meslek sevmekle yapılabilecek bir iş kolu değil. Aşk derecesinde yapılırsa hayalleriniz gerçekleşir. Hem işinizi hem de eşinizi aşk derecesinde sevin. Çok çalışmayın… Yeterince çalışın ama verimli olun. Kendinize zaman ayırın. Kendine zaman ayırmayan işine de zaman ayırmaz.  

ONLINE BAŞVURU

Kategori

Fotoğraf Alt Yazısı

Çalıştığı Kurum

Fotoğrafınızı yükleyiniz

*jpeg

ÜYE GİRİŞİ

E-mail

Parola

Şifremi Unuttum

ÜYE OLMAK İÇİN BİLGİLERİ DOLDURUNUZ

Ad

Soyad

Çalıştığı Kurum

Telefon

E-mail

Parola