DERGİ

Kimliksiz Suretler

Dünyanın dört bir köşesinden fotoğrafladığı portreleri “Dünyanın Suretleri / Faces of the Earth” adını verdiği bir projede bir araya getiren Mustafa Seven, 1,5 milyonu aşan takipçisi ile sosyal paylaşım platformlarından İnstagram’da Türkiye’nin gözde markaları arasında yer alıyor. “Faces of the Earth” ile kimliklerinden sıyrılmış yalın insan portreleri sunduğunu aktaran Mustafa Seven, Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin 32 yıldır aralıksız olarak sürdürdüğü Yılın Basın Fotoğrafları Yarışması’nın 2017 yılı jüri üyeleri arasında yer alıyor.

Röportaj: Fatmanur BOYLU

 

Sosyal paylaşım platformu İnstagram’da dünyanın fenomen isimleri arasında yer alıyor, Mustafa Seven. Takipçi sayısı Hollywood yıldızlarını da şöhret futbolcuları da geride bırakıyor. Katıldığı konferanslar, sergiler ve dahil olduğu projelerle fotoğraf alanında Türkiye’yi dünyada temsil ediyor. Türkiye’de de yaptığı “Come  see Turkey” gibi projelerle ülke tanıtımına katkı sağlayan büyük işlere imza atıyor. Geçtiğimiz aylarda yine İnstagram üzerinde açtığı projenin adını taşıyan yeni hesabı “Faces.Of.The.Earth”, bir sergi olarak Türkiye’yi adım adım  gezmeye başladı. Projede dünya’dan portreleri hiç bir bilgi içermeden sunuyor. Projenin kilit cümlesi, “Kültürel, inançsal, politik, toplumsal kimliklerimizden sıyrılıp salt insan olarak birbirimizin yüzüne bakarsak. Aramızda fark yok.” Mustafa Seven’le gelecekte kitaplaştırmayı da planladığı a “Faces.Of.The.Earth”ü konuştuk.

 

İLK SERGİYİ 3 BİN KİŞİ GEZDİ

“Faces of the Earth” isimli serginiz ilk olarak İstanbul’da görücüye çıktı. Nasıl geri dönüşler aldınız?
İlk sergi geçtiğimiz yıl sonunda Ekim ayında İstanbul Beyoğlu’nda Olympus Galerisi’nde açılmıştı. Fotoğrafları sergiyi ziyaret eden yaklaşık 3 bin kişi gördü. Çok güzel yorumlar aldım. Tabii insanların en çok merak ettikleri portrelerin altında neden herhangi bir şey yazmadığı ve bir bilgi paylaşılmadığı oldu. Sordular, durumu onlara anlattım.

 

Peki biz de soralım. Neden fotoğrafların altına bir şey yazmadınız?

Ben şu zamana kadar ki hiçbir sergimde fotoğraf altı yazısı kullanmadım. Sergimdeki fotoğraflar dünyanın her yanından rengiyle, diliyle, diniyle, ekonomik durumuyla farklılık gösteren insanlardan oluşuyor. Ben bu aidiyetleri ortadan kaldırmak istedim. Serginin adından da belli olduğu gibi insanlar farklılıklarıyla bir uyum içinde yaşamalı ve dünyanın sureti olmalıdır. Bu şekilde anlattığımda sergi ziyaretçilerin daha da ilgisini çekti.

 

FOTOĞRAFLARDA KİMLİK YOK

Tüm farklılıklara meydan okuyup aynı çatı altında buluşturdunuz diyebiliriz. Sergiyi ziyaret edenlere verdiğiniz mesaj alındı mı?

Dediğim gibi benim tek derdim insanların dinsel, kültürel, dilsel, ırksal, ekonomik aidiyetlerinden sıyrılmalarını sağlamak. İnsanların portrelerdeki yüzlere bakarken kendi kimliklerinden de sıyrılmasını amaçlıyorum. Fotoğraftakilere sadece insan olarak baksınlar, ne hissettiklerini kendi iç dünyalarında muhakeme etsinler. Özellikle son zamanlarda hepimizin ihtiyacı olan şey  “diyalog”. Ben de bu diyaloğu sözsüz olarak sürdürüyorum. Sergide herbiri birbirinden farklı coğrafyalardan yüzler var ve ifadeler aynı. Gana’dan Çin’den, ABD’den, Güney Afrika’ya, Rusya’dan Filipinler’e, Orta Avrupa’nın hemen hemen tamamından Avusturalya’dan, Ortadoğu’nun bir çok ülkesinden Uzak Asya’ya portreler var. Yalnızca portrelerle, yüzler insanların bağ kurması kolaylaşıyor.

 

YOK BİRBİRİMİZDEN FARKIMIZ

Sonuç olarak karşımızdakini kimliklerinden sıyırıp salt insan olarak görebildiğimiz zaman aslında bugün dünyanın yaşadığı pek çok sorunun ortadan kalkacağı apaçık ortada değil mi? “Dünya’da o kadar kötülük var ki. Her yerde savaş var, gözyaşı var, kan var.  Bunu yapanlar insanlar. Ama Dünya’yı bu kötülük ve kan yumağından kurtaracak olan da yine insan. Bunu bizden başka kimse yapamaz. Kültürel, inançsal, politik, toplumsal kimliklerimizden sıyrılıp salt insan olarak birbirimizin yüzüne bakarsak. Bağ kurmamız o kadar kolay ki. İnsanların yüzünlerine bakınca aramızda bir fark olmadığını görüyoruz. Kötülüğü yapan kan akıtanda insan, karşı çıkan tepki gösterende insan ve tepkiler kimliklerden uzaklaşıp tek vücut olunca gerçekten etkili oluyor. Bu projenin özeti aslında tek bir sihirli cümle, “Hepimiz aynıyız, yok aslında birbirimizden farkımız.”

 

SOKAKTAKİ SIRADAN YÜZLER

Portrelerinizden seçim kriteri yok olduğu anlaşılıyor. Nasıl başladı temeli nasıl atıldı “Faces of the Earth”ün.

Uzun yıllar foto muhabiri olarak görev yaptım. Basın fotoğrafçısı olarak çok gezme şansınız oluyor. Son yıllarda ise instagramın da etkisi ile pek çok ülkeye davetli olarak ta gitmeye başladım. Her yıl onlarca kez yurtdışına çıktığım gibi Türkiye’yi de kent kent geziyorum. Türkiye’de başlayan portrelere yenilerini eklemeye başladım. Şimdi nereye gitsem oradaki yüzleri de fotoğraflamak için kendime fırsat yaratmaya çalışıyorum. Fotoğraf söyleşisi, konferans veya sunum için bir yere gidiyorsam veya bir fotoğraf çekim işi aldıysam en azından bir kaç günümü kendime ayırıyorum. Kimi zaman ünlüler oluyor objektifin karşısında ama ben çoğu kez sıradan insanları fotoğraflamaya odaklanıyorum. Sokakta karşılaşabileceğiniz sıradan yüzler.

 

Bundan sonraki sergileriniz de aynı şekilde mi olacak?

Evet. Bu sergimde mekanlardan sıyrılarak bağımsız portreler sunmaya çalıştım. Fotoğraflardaki karakterlerle ilgili hiçbir ipucu koymadım. Ancak sergilerim değişse de bu fikrim hep aynı kalacak.

 

MİLYONLAR ONU TAKİP EDİYOR

İnstagram hesabınızda 1 buçuk milyonu aşan takipçiniz var. Bu durum sergilerinizdeki ziyaretçi sayılarını etkiliyor sanırım.

Elbette. Günümüzde sosyal medya insanlara ulaşmayı çok kolaylaştırıyor. Ben de kendi hesabımdan sergimin duyurusunu yapıyorum. Sergimdeki fotoğrafları instagram hesabımdan da paylaşıyorum. Merak edip sergiyi ziyaret edenlerin sayısı da oldukça fazla. Zaten başlı başına kendi alanında bir sosyal sergi alanı sayılabilir instagram ama fotoğrafların büyük baskılarla özel bir seçki ile bütünlük halinde sunulması çok ayrı. Atmosferi çok farklı ki sergiyi gezenler de bu etkiyi alıyor inancındayım.

 

“Faces of the Earth” sergilenecek?

İlk sergi İstanbul’daydı, 12 Aralık’ta Kayseri Sanat Galerisi’nde görücüye çıktı. 10 Ocak’a kadar dileyen ziyaret edebilir. Ardından Konya’da KONFAD ile sergilenecek. Mart gibi de Antalya’da olacak. Yıl içinde Türkiye’yi adım adım gezecek tabii bu arada yurtdışından da talepler var. Onlarla ilgili de bir çalışma var, menajerim yürütüyor.

 

 

KUTU OLACAK......

 

Faces.Of.The.Earth Sosyal paylaşım platformu İnstagram’ın Türk fenomeni Mustafa Seven yeni projesi “Dünyanın suretleri”ni de yine instagram üzerinden açtığı Faces.Of.The.Earth hesabından yürütüyor. Seven, “Faces.Of.The.Earth”ü “Benim için en uzun soluklu proje. Sergisi olsa kitabı olsa da bir yandan sürecektir. Daha önce yayınlanan iki kitabım ‘Sokak Fotoğrafçılığı’ ve ‘İstanbul isimli iki kitabı’ gibi bu da kalıcı bir hale gelecek kitaplaşacak” sözleriyle anlattı.

 

 

 

ONLINE BAŞVURU

Kategori

Fotoğraf Alt Yazısı

Çalıştığı Kurum

Fotoğrafınızı yükleyiniz

*jpeg

ÜYE GİRİŞİ

E-mail

Parola

Şifremi Unuttum

ÜYE OLMAK İÇİN BİLGİLERİ DOLDURUNUZ

Ad

Soyad

Çalıştığı Kurum

Telefon

E-mail

Parola