DERGİ

“MESLEĞİMİN BENDE YARATMIŞ OLDUĞU REFLEKSLE O ANI FOTOĞRAFLADIM”

Osmancan Gürdoğan

“MESLEĞİMİN BENDE YARATMIŞ OLDUĞU REFLEKSLE O ANI FOTOĞRAFLADIM”

Osmancan Gürdoğan

 Osmancan Gürdoğan, kendisine ödül getiren o geceyi anlattı:

Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin “Yılın Basın Fotoğrafları Yarışması” nda kendisine “yılın basın fotoğrafı” ödülünü getiren fotoğrafı çektiği geceyi anlatan Osmancan Gürdoğan, jetlerin seslerini duymaya başlayınca gazetecilik dürtüsüyle evde duramadığını söyledi. EPA Foto Muhabiri Tümay Berkin ile birlikte Genelkurmay Başkanlığı karşısında karşı kavşakta yaşananları fotoğraflarken Berkin’e yolun karşı tarafına geçmeleri gerektiğini söylüyor ancak Berkin orasının tehlikeli olduğu uyarısını yapıyor. Gürdoğan ölümü göze alıyor ve Berkin’e, “Burada durursak fotoğraf çekeceğiz, karşıya geçersek hayatımızın fotoğrafını çekeceğiz” diyor.

 

 

“OSMAN, BİR ŞEYLER OLUYOR”

15 Temmuz 2016 akşamı evde ailemle vakit geçirirken, jetlerin seslerini duymaya başladık. Bir terslik olduğunu anlamıştım ve gazeteci olmanın verdiği dürtü ile yerimde kalamazdım. O sırada EPA foto muhabiri Tümay Berkin telefon açtı, “Osman bir şeyler oluyor, Kızılay’da buluşalım” dedi. Beraber Kızılay’a çıktık. Henüz ‘Darbe’ ihtimali aklımızın ucundan dahi geçmiyor. Jetlerin Genelkurmay Başkanlığı’na alçaldığını fark ettik. Anlaşılan orada bir şeyler oluyordu. Daha henüz TBMM’nin önüne gelmiştik ki jetlerin egzoz sıcaklığını hissetmeye başladık. Öyle alçaktan, öyle süratle uçuyorlardı ki, bir şeyleri savurmaya çalışırcasına. Daha sonra birçok kurumdan kameramanlar, foto muhabirleri, muhabirler TBMM önünde toplanmaya başladık.

 

DARBE OLDUĞUNA KİMSE İNANAMADI…

Gergin bir bekleyiş sürerken cep telefonlarımıza TSK’dan bir mail geldi. Darbe bildirgesiydi bu mail. Hiç birimiz inanmak istemedik. Durumun şaşkınlığı ile işimizi yapmaya devam ettik. Lakin bildirgenin arkasından gelen sokağa çıkma yasağı hepimizi buza çevirmişti. Çoğumuz bir profesyonellikle işimizi yapmaya çalışırken, bir yandan da evlerimize nasıl gideceğimizi, eve giderken erzak almalı mıyız ya da evdeki ailelerimiz ne durumda endişesine kapıldık.

 

 HAYRAN OLDUĞUMUZ JETLER BİZE ATEŞ EDİYORDU

 Gergin bir bekleyiş ve kısa bir süreliğine sessizlik olmuştu. Muhabirler anons alıyor, kimi foto muhabirleri fotoğraf geçmeye çalışıyordu ki art arda havalanan helikopterlerin sesi ve o helikopterlerin kısa bir süre sonra bölgedeki polislere, bizlere ve vatandaşlara ateş açması ile sessizlik bozuldu. Hiç unutmam Havacılık müzesinde izlediğimiz, incelediğimiz, hayran olduğumuz jetler, helikopterler bizlere ateş açıyor, canımıza kastediyorlardı. Basın mensuplarının, arkadaşlarımın, abilerimin bekleyişleri değişti. Kaçmadık. Sipere yattık, mevzi aldık. Orada bir şeyler oluyor ve bunları insanların bilmesi gerekiyordu, bizim oradaki görevimiz buydu.

 

BİNLER TANKLARA ENGEL OLMAYA ÇALIŞIYORDU

Çok geçmeden Atatürk Bulvarı istikametinden tankların sesleri gelmeye başladı. Tanklar sokak lambalarını, arabaları, hatta insanları ezip geçiyorlardı. Biraz önce helikopterin açtığı ateşle dağılan 20 kişilik halk, 2 bin kişi olup geri gelmişti. Sanırım daha önce hiçbir darbe girişiminde, hiçbir ülkede görülemeyecek anlara şahit olup, fotoğrafladık o gece. Binlerce insan bir olmuş, tanklara engel olmaya çalışıyordu.

Ödül getiren bu fotoğrafı da işte o anlarda onlarca insan tanklara engel olmaya çalışırken çektim. Tümay Berkin ile Genelkurmay Başkanlığı karşısında kavşakta olanları fotoğraflıyorduk. Fakat bir dürtü yolun karşı tarafına, olayların tam içine geçmemizi istiyordu. Tümay Abi daha tecrübeli tabi, kavşak dar, tank girdikten sonra iki kaldırımın toplam genişliği 1 buçuk metre var yok. Orada sıkışa bileceğimizi, tankların bizi ezebileceğini söylüyordu. Bende ona ‘Burada durursak fotoğraf çekeceğimizi, karşıya geçersek hayatımızın fotoğrafını çekeceğimizi’ söyledim. Bu sözler tabi ikna etmemden yardımcı oldu, geçtikte karşıya. Belki Tümay Abi orada hayatının fotoğrafını çekti. Fakat ben istediğim kareyi yakalayamadım. Tümay Abi kolumdan çekiştiriyor, kavşağın çok kalabalık olduğunu, çıkmamız gerektiğini söylüyordu. Kavşaktan ayrıldık, eski yerimize, yolun karşısına geldik. Tümay Berkin geniş açı objektiften, tele objektife geçti ve karşı tarafı fotoğraflamaya devam etti. Ben de objektifimi değiştirmeye hazırlanıyordum. Tam o sırada karşı kavşağa hızla giren bir tank, kimi insanları ezerek, kimi insanları kavşaktan aşağı atarak ilerledi. Mesleğimin bende yaratmış olduğu refleks ile o anı fotoğrafladım. İnsanlar yerde yatıyor, başlarında aileleri, yakınları feryat ediyordu. Bazılarının polis araçları ile hastanelere götürüldüğüne şahit olduk.

 

Osmancan Gürdoğan Kimdir?

1996 Ankara doğumlu olan Osmancan Gürdoğan, İlk orta ve liseyi Ankara’da okuduktan sonra çocukluk hayalinin peşinden gider ve Ankara Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Bölümünden mezun olur. Tiyatronun yanı sıra haber fotoğrafçılığına da ilgi duyan Gürdoğan daha lise yıllarında alanlara çıkar. Birçok yerel gazetede ve dergide fotoğrafları yayınlanır. AFP, Associated Press, EPA, Corbis gibi uluslararası ajanslar ve Washington Post, The Guardian, Daily Mail, Sputnik gibi kurumlarda da fotoğraflarına yer verilir. Halen Depo Photos’da Serbest Foto muhabiri olarak çalışan Osmancan Gürdoğan, kompakt bir Fuji ile başladığı foto muhabirliğini, “Damarlarımda gezen bir hastalık, bir refleks” Sözleriyle ifade ediyor

 

ONLINE BAŞVURU

Kategori

Fotoğraf Alt Yazısı

Çalıştığı Kurum

Fotoğrafınızı yükleyiniz

*jpeg

ÜYE GİRİŞİ

E-mail

Parola

Şifremi Unuttum

ÜYE OLMAK İÇİN BİLGİLERİ DOLDURUNUZ

Ad

Soyad

Çalıştığı Kurum

Telefon

E-mail

Parola