DERGİ

Zeytin Dalı Harekatı

FOTOĞRAF : EMİN SANSAR / Anadolu Ajansı 

ZEYTİNDALI HAREKATININ

KRİTİK KARESİ

Zeytin Dalı Harekatı’nın kritik noktası...

KARELERLE BURSEYA DAĞI'NIN ELE GEÇİRİLİŞ ÖYKÜSÜ

Hem Kilis il merkezi hem de muhaliflerin kontrolündeki Azez'e bakan konumu nedeniyle Zeytin Dalı Harekatı'nın en kritik noktasıydı Burseya Dağı...
Ne şiddetli yağan yağmur, ne arazinin zorluğu Türk askerini durduramadı... Harekatın 8. gününde, gece gündüz hava akınları ve topçu atışlarıyla vurulan Burseya Dağı'na karadan da operasyona başlandı. Ve saatler öğleni bulduğunda PKK/PYD işgalindeki Burseya Dağı'nda artık Türk bayrağı dalgalanmaktaydı...

Anadolu Ajansı Foto Muhabiri Emin Sansar ise o tarihi anları kare kare görüntüleyen isim oldu.

FOTOĞRAF : EMİN SANSAR / Anadolu Ajansı 

ZEYTİN DALI HAREKATI NEDİR?

Türk Silahlı Kuvvetleri ve Özgür Suriye Ordusu tarafından Suriye'nin Halep ilinin Afrin İlçesi ile Azez İlçesine bağlı Tel Rıf'at kentine yönelik başlattığı askerî harekâtın adıdır. Takvimler 20 Ocak 2018’i gösterdiğinde birbiri ardına havalanan Türk savaş uçakları, Türkiye sınırına yakın noktada bulunan PYD’ye ait mevzileri bombalamaya başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Afrin operasyonu fiilen başlamıştır” sözleriyle dünyaya operasyonu duyurdu. Erdoğan, Afrin’e yönelik harekat sonrasındaki hedefin Menbiç olduğunu da açıkladı.

HAREKATIN AMACI

Türk Silahlı Kuvvetleri de bir açıklama yaparak operasyonun ismini “Zeytin Dalı Harekatı” olarak belirtirken, amacının, Türkiye’nin sınırlarında ve bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanması olarak

tanımlandı. “Afrin bölgesinde, PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ’a mensup teröristleri etkisiz hale getirmek, dost ve kardeş bölge halkını bunların baskı ve zulmünden kurtarmak” da amaçlar arasında sıralandı.

26 Mart 2018'e kadar Bülbül, Cinderes, Mabatlı, Raco, Şeran ve Şeyh Hadid belde merkezleri ile 282 köy, 6 köy altı yerleşim, stratejik 23 dağ veya tepe, 1 baraj, 1 havaalanı ve 1 üssün de dahil olduğu 50 stratejik nokta; toplam 332 bölge Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türkiye destekli Özgür Suriye Ordusu tarafından kontrol altına alındı.

18 Mart'ta Afrin kent merkezi, 24 Mart 2018'de ise Afrin ilçesinin tamamı Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türkiye destekli ÖSO güçleri tarafından ele geçirildi. Zeytin Dalı Harekâtı sayesinde sınır güvenliği sağlanarak Hatay- Osmaniye- Kilis-İslâhiye bölgesinde PKK/ PYD’nin terör saldırıları önlendi. Terör örgütünün varlığı sınır hattından 35 kilometre uzaklaştırıldı.

FOTOĞRAF :  Uğur Yıldırım / Sabah Gazetesi

AFRİN NEREDE?

Afrin Türkiye sınırında yer alan bir Suriye kenti. Nüfusun ağırlıklı kısmını Kürt nüfus oluşturuyor. Afrin'de çok sayıda Arap ve Türkmen de bulunuyor. Hatay ve Kilis ile sınırı olan Afrin, sınırdan çıplak gözle bile görebilecek kadar Türkiye'ye yakın.

FOTOĞRAF :  Uğur Yıldırım / Sabah Gazetesi

ÖNCE SESİ DUYDUK, SONRA FÜZEYİ / SARP ÖZER

Suriye'nin Afrin Bölgesinde yürütülen Zeytin Dalı Harekatı'nı takip ederken yakınında bir noktaya düzenlenen tanksavar füze saldırısında elinden ve bacağından yaralanan AA'nın kıdemli muhabiri Sarp Özer, yaşadıklarını Fotomuhabiri Dergisi'ne anlattı. AA Savunma

Muhabiri Sarp Özer, bir ay süren tedavisinin ardından yarıda bıraktığı görevini tamamlamak üzere yeniden Afrin'in yolunu tutmuş. İşte kendi kaleminden Özer'in Afrin hikayesi:


Sarp Özer / Anadolu Ajansı 

GÖREVLENDİRME İÇİN GÖNÜLLÜ OLDUM

Bu görevlendirme için gönüllü oldum. Beş yılı aşkın süredir Anadolu Ajansının savunma muhabiri olarak görev yapıyorum. Son dönemde yurt dışındaki bir çok büyük çaplı çatışmanın yanı sıra Türk Silahlı Kuvvetlerinin büyük harekatlarını yerinde takip ettim. Güvenlik güçlerinin, güneydoğuda teröristlerin açtığı çukurların kapatılması ve terör hedeflerinin bertaraf edilmesine yönelik düzenlediği operasyonlarını Silopi'de, Cizre'de, İdil'de ve Nusaybin'de haberleştirdim. Şah Fırat Operasyonu'nu kapsamında Türk Bayrağı, Suriye Eşmesi'ne dikilirken oradaydım. Son olarak Fırat Kalkanı Harekatı sırasında harekat hattındaki sayılı gazeteci arasında yer aldım. Kurumum tarafından verilen savaş muhabirliği eğitimini de almamdan dolayı Zeytin Dalı Harekatı'nı da yerinde takip etmem gerektiğini hissediyordum.

Gazetecilik refleksi ve gündemde olan büyük bir harekata tanıklık etmenin verdiği heyecanla gerekli hazırlıklar sonrasında kameraman arkadaşım Engin Çorlu ile Hatay'a gittim. Havaalanından doğrudan harekatın batı ayağını takip etmek üzere görevlendirildiğimiz yere doğru

SARP ÖZER

geçtik. Genelkurmay Başkanlığı tarafından verilen izin sayesinde harekatı sınır ötesinde de takip edebilecektik.

HER ŞEY YENİ BAŞLIYORDU

Hudut hattına ulaştığımız sırada helikopter sesleri duymaya başladık. Bunun üzerine hemen fotoğraf makinesi ve kameralarımızı çıkardık. Helikopterlerden atılan izli mermiler sadece karanlığı delmiyor, gök gürültüsü gibi gecenin sessizliğini yarıyordu. ATAK'ların bölgeden ayrılmasının ardından Engin ile birbirimize baktık, bir süre konuşmadık. İyi bir görüntü çektiğimizi, harekatta ilk defa ATAK'ların kullanılmasına tanıklık ettiğimizi ve bunun kendimiz açısından daha başlangıç olduğunu biliyorduk. Sabahın ilk saatleriyle zırhlı araçların peşinden sınırın ötesine geçtik.

ZORLU BİR GECEYDİ

Sınırın beş kilometre içindeki bölgede yerimizi aldığımızda bizi en çok zorlayacak konunun yağış ve çamur olduğunu bir kez daha fark ettik. Soğuk bir havada uyku tulumu içinde geçen ve başta tank olmak üzere sürekli silah sesleriyle bölünen

kısa süreli uykunun sonunda zorlu bir geceyi geride bırakarak sabaha ulaştık. Doğan güneşle birlikte bulunduğumuz bölgenin harekatın ilk aşamasının önemli hedeflerinden biri olduğunu fark ettik. Kahraman Mehmetçik yoğun yağış altında yaşanan çatışmalar sonucu aldığı bin rakımlı tepeyle hakim noktayı ele geçirmiş, terörist unsurları mahkum alan olarak nitelendirilen aşağı bölgelere kaçmak zorunda bırakmıştı.

İlk olarak, bölgede teröristler tarafından kazılan tünelleri görüntüledik. Terör örgütünün kullandığı eğitim kampının ele geçirilmesi, teröristlerden arındırılan köylere vatandaşların dönüşleri, Mehmetçiğin yaptığı harekatlar, terör örgütü üyelerinin bulunduğumuz alana yönelik bombalı araç saldırısının tank atışıyla etkisiz hale getirilmesi bölgeden yaptığımız haberlerden sadece bir kaçı oldu.



FOTOĞRAF : EMİN SANSAR / Anadolu Ajansı 

YAŞAM İLE ÖLÜM ARASINDAKİ KISA SÜRE

Sınır ötesinde geçen 12'nci günün sabahında Türk Silahlı Kuvvetleri destekli Özgür Suriye Ordusu güçlerinin terör örgütüne ait bir eğitim kampını ele geçirmesini haberleştirdik. Çekimleri tamamlamamızın ardından kaldığımız alana doğru yola çıktık. Sırtımızdaki çelik yelekler ve uzun bir aradan sonra yüzünü göstermeye başlayan

güneşin eşliğinde yaklaşık iki kilometrelik yürüyüşle söz konusu bölgeye ulaştık. Bir şeyler yemek üzere kameraman arkadaşım Engin ile ayrıldığımız sırada teröristler tarafından bizim de yer aldığımız alana doğru tanksavar atışı yapıldı. Önce sesi duyduk ardından tanksavar füzesinin bulunduğumuz bölgeye doğru gelişini gördük. Bunun üzerine hızla hedef hattından koşarak kaçmaya çalıştım. Kulakları delen bir patlamanın ardından etrafı toz bulutu kapladı. Atılan füze binanın dışına isabet etmiş şarapnel parçalarıyla yaralananlar olmuştu.

Sarp Özer

YARALANDIĞIMI ANLAMADIM

Olayın sıcaklığıyla ilk olarak yaralananlar arasında yer aldığımı anlamadım. Patlama nedeniyle kulağımda bitmeyen bir çınlama duyuyordum. Saldırıların devamının gelme ihtimaline karşı ayağa kalkıp bölgeden uzaklaşmayı istedim. Ancak ayağa kalkmayı başaramadım. Bunun üzerine sağ bacağımda pantolonuma yayılan kanı fark ettim. Bacağımdaki şarapnel parçasını gördükten sonra yaranın ciddiyetini anladım. İlk müdahale bölgedeki askerler tarafından yapıldı. Şarapnel parçasının derine girdiği ve birkaç yaralıyla beni tahliye edeceklerini söylediler. Yapılan sargının ardından Engin'in ve bir askerin desteğiyle zırhlı araca doğru ilerledik. Bu sırada bulunduğumuz bölgeye teröristler tarafından havan saldırısı düzenlendi.

FOTOĞRAF : EMİN SANSAR / Anadolu Ajansı 

ÇOK ŞANSLI OLDUĞUMU SÖYLEDİLER

Atılan havanlara askerler hemen karşılık verdi. Çatışma sonrasında hızla bölgeden tahliye edildik. Kırıkhan Devlet Hastanesinde bir saat süren operasyonla bacağımdaki şarapnel parçası çıkartıldı. Doktorlar, çok şanslı olduğumu, santimlerle sakat kalmaktan kurtulduğumu söylediler. Hastanedeki dört günün sonunda taburcu edildim. Bir aylık sürenin ardından tamamen iyileştim ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin Afrin merkezini almasının ardından yarıda bırakmak zorunda kaldığım görevimi tamamlamak üzere kameraman Engin Çorlu, foto muhabiri Emin Sansar ile yeniden Afrin'e gittim.

FOTOĞRAF : EMİN SANSAR / Anadolu Ajansı 

FOTOĞRAF :  Uğur Yıldırım / Sabah Gazetesi

ONLINE BAŞVURU

Kategori

Fotoğraf Alt Yazısı

Çalıştığı Kurum

Fotoğrafınızı yükleyiniz

*jpeg

ÜYE GİRİŞİ

E-mail

Parola

Şifremi Unuttum

ÜYE OLMAK İÇİN BİLGİLERİ DOLDURUNUZ

Ad

Soyad

Çalıştığı Kurum

Telefon

E-mail

Parola